Orada öyle rahatız ki. Egomuz bizi bu alanda tutmaya çalışır , hatta burada tutmak için elinden geleni yapar. Bir çoğumuz bu konfor alanının rahatlığına kendimizi o kadar kaptırırız ki, bu alanın ne kadar sıkıcı, monoton ve eziyet alanı olduğunu göremeyiz.
Madem bu kadar kötü bir alan neden inatla bu alanda kalmaya devam ediyoruz? Bu alanın dışına çıkarsak ne ile karşılaşacağız? Bu alanın dışına çıkanlara neler oluyor?
Bir düşünelim şimdi. Hergün sabah kalkıyorsunuz, istediğiniz her şeyi yiyiyorsunuz, Spor yapmıyorsunuz, yeni birileri ile tanışmıyorsunuz, mevcut kişilerle görüşüp her gün aynı şeyleri konuşup, aynı dizileri seyrediyorsunuz, hiç bir kitap okumuyorsunuz. Ama bunları yapmakta istiyorsunuz, fakat egonuz sürekli boşver, bugun de ye yarın yemezsin diyor, yarın spor yaparsın, başka kişilerle tanışıp napacaksın gibi birçok şey söylüyor. Bir de çevrenizde sağlıklı beslenen, spor yapan, yeni insanlarla tanışan, kendini sürekli geliştiren insanlar var diyelim. İşte bu insanlar konfor alanının dışına çıkmayı başaran insanlardır.
Yani konfor alanından dışarıya doğru bir adım atmak gelişme alanımızdır. Bununla birlikte konfor alanının dışına çıkabilmek cesaret ister ve gelişme alanına geçebilen insanlar başarılı insanlardır. Kişilerin ve kurumların gelişmesini sağlayan bu alandır.
Eğer gelişmek istiyorsanız, fark yaratmak, başarılı olmak, kendinizi gerçekleştirmek istiyorsanız, hadi biraz cesaret , atın adımınızı ve çıkın konfor alanının dışına. İnanın orada kendinizi çok daha cesur, mutlu ve özgür hissedebileceksiniz. Çünkü orada gerçek SİZ varsınız.